Avrupa Birliği tarafından
finanse edilmektedir

Bu web sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla Goethe-Institut Istanbul sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.

EN

Kadın Eli

Ocak - Ekim 2022
MARDİN

Kadın Eli projesi, farklı sanat disiplinlerinden gelen ve farklı deneyimlere sahip kadın sanatçıların, Mardin’in “arızalı” kamusal alanlarında mekâna özgü yapacakları sanatsal müdahalelere odaklanacaktır. Proje kapsamında, özellikle kayyum atamalarından sonra güç sahiplerinin yaptırdığı, rant odaklı ve aceleye getirilmiş uygulamalarla oluşan sorunlu kamusal mekanlara kadın eliyle kalıcı veya geçici olabilecek sanatsal müdahaleler gerçekleştirilecektir. Proje süresince, bazı performans ya da mekâna özgü sanatsal çalışmalar kamusal alanlarda anlık, spontan şekilde gerilla sanat pratiklerinden yola çıkılarak hayata geçirilecektir. Kadın Eli projesi, sanatı kamusal alana taşıyacak, sanat üretimlerini kentte yaşayanlarla karşılaştırmaya/çarpıştırmaya imkân sağlayacaktır. Proje, Mardin’de yaşayan kadın sanatçıların üretimlerini desteklemenin yanı sıra toplumsal ve tarihsel olarak kurulan cinsiyet rollerini sorunsallaştıracak ve bu sayede Mardin’de kadın sanatçıların görünür olmalarına ve sanat platformlarında varlık göstermelerine katkı sağlayacaktır. Kadın sanatçıların, geleneksel yapının dayattığı toplumsal cinsiyet rollerini reddederek, kadına ayrılmış mekânların dışına çıkıp kamusal alanlarda iz bırakması son derece önem arz etmektedir. Bu izi bırakırken dil, din, sosyal sınıf ayrımlarını yıkan (ve bu projenin de ana unsurlarından olan) bir bakış açısına ayrıca ihtiyaç duyulmaktadır. Kadın sanatçıların üretimlerinin desteklenmesi ve görünürlüklerinin arttırılmasının yanı sıra; kent içinde, salt kadın kimliğinden ziyade üretkenlikleri ve yaratıcılıkları ile sanat alanında yer almaları kent tasarımına önemli bir katkı sağlayacaktır.

“Geçiş Serbest” isimli çalışma, toplumun belirlediği cinsiyet rollerinin izini kişisel hafızanın toplumsal hafızayla kesiştiği bir noktadan ele alır. Mardin’in karakteristik yapısında belirleyici olan Abbaralarla (alt geçit)  ilgili olarak kız çocuklarına yapılan tembihler bu çalışmanın çıkış noktasını oluşturur. Bu çalışma, el aldığı konunun geçtiği mekâna kendini yerleştirirken, izleyiciyi de bu mekânsal deneyime davet eder. Mekânın tekinsizliği ile ilgili kız çocuklarına aktarılan korku, mimari yapıyla olduğu kadar kültürle ilgili sınırlıkları da ortaya koyar.

Canan Budak
Geçiş Serbest
Mekâna özgü yerleştirme, taş-metal
35 x 50 cm
2015
Fotoğraflar: Mehmet Çimen

Canan Budak 

2006’da Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümünde lisans eğitimini tamamlayan Canan Budak, 2017 yılında Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Anasanat Dalı Yüksek Lisansını  “Performans Sanatı Kapsamında Mardin’de Kadın Temsiline Bakış” adlı tez ile tamamladı. 2010’dan bu yana Uluslararası Mardin Bienali sergi projeleri koordinatörlüğünü yürütüyor.  2012-2017 yılları arasında Mardin Müzesinde Restorasyon ve konservasyon laboratuvarında eser restorasyonu yapmış ve aynı zamanda Mardin Müzesi sanat galerisinde sergi projeleri koordinatörlüğünü üstlendi. Mardin Sinema Derneği, Merkezkaç Sanat Kolektifi ve 13 Metrekare Sanat Kolektifi kurucu üyesi olan Budak, 13 Metrekare Sanat Kolektifi’nin 2019’da  “Fotoğrafın Öncesi ve Sonrası”, 2020’de “Kayıtdışı”   ve 2021’de “Kayıtta” adlı projelerin koordinatörlüğünü yaptı. Mardin’de yaşayan Canan Budak ulusal ve uluslararası sergilerde yer alıyor, performans ve mekâna özgü işler üretiyor. 

Canan Budak ve Amar Kılıç
Misafir
Yerleştirme, tekstil, pamuk, 2 adet 10 metre yılan figürü
2021
(Balconection ve 13 Metrekare Sanat Kolektifi ortak projesi)
Fotoğraf: Zahit Mungan

Bu çalışma, anız yangınlarından kurtularak kente misafir olan iki devasa yılanın balkon demirlerine dolanmasından ibarettir.
Bereketli hilal olarak adlandırılan, bir bölümü Mardin Mezopotamya ovasında biçilen buğdaydan sonra ikinci ekini hızlandırmak için anızların yakılması, toprağın doğal dengesini bozmaktadır. İnsan eliyle yakılan toprakların asıl sahipleri olan hayvanlar büyük bir kayıp ile yerinden edilmektedir. "Onların yurtlarını ateşe verirseniz onlarda kentlere ve köylere musallat olur."

Bu sayfa 10 Ocak 2022 tarihinde yayına alındı.