Sessizliğin Formları
Nisan 2026 - Şubat 2027
MUĞLA
Bu proje, kadın kimliğini bireysel bir temsil alanı olarak değil, sosyal, kültürel ve tarihsel hafızanın kesişiminde oluşan çok katmanlı bir yapı olarak ele almakta ve kültürel diyalog ile toplumsal katılım için açık bir alan yaratmayı amaçlamaktadır. Baskı resim, seramik ve cam heykeli içeren disiplinlerarası üretim süreci, farklı deneyimlere ve kültürel arka planlara sahip izleyicilerin kendi kişisel ve kolektif hafızalarıyla bağ kurabilecekleri çoğul bir yorum alanı oluşturur.
Proje, özellikle kamusal alanda kadın deneyiminin görünürlüğünü artırmayı ve çoğu zaman bastırılan ya da normatif çerçevelerle sınırlandırılan anlatıları sanatsal dolaşıma dahil etmeyi hedefler. Bu bağlamda sanatsal pratik, ifade özgürlüğünün bir aracı olarak işlev görür ve bireysel deneyimin kolektif paylaşım alanına dönüşmesine katkıda bulunur. Bedensel hafıza, kuşaklararası aktarım ve görünmeyen emek temaları, izleyiciyi pasif bir gözlemci konumundan çıkararak entelektüel ve duygusal bir ortaklığa davet eder.
Kültürel diyalog açısından proje, tekil bir kimlik anlatısı sunmak yerine, farklı toplumsal bağlamlardan gelen izleyicilerin gördüklerini kendi deneyimleriyle ilişkilendirmelerine olanak tanıyan açık ve çoğul bir yapı önerir. Malzeme ve teknik çeşitliliği, kırılganlık, dayanıklılık ve dönüşüm gibi evrensel temalar aracılığıyla ortak bir dilin oluşmasına imkân verir. Bu yaklaşım, farklı kültürel deneyimlere sahip insanlar arasında empatiye dayalı bir karşılaşma alanı yaratmayı amaçlar.
Toplumsal katılım bağlamında ise proje, sergi mekânını yalnızca eserlerin sunulduğu bir alan olarak değil, izleyicinin kendi deneyimini düşünsel olarak projenin dokusuna dahil edebileceği etkileşimli bir ortam olarak yeniden kurgular. Bu süreç, sanatın kamusal alanda diyalog kurma potansiyelini güçlendirir ve demokratik süreçlerin temelinde yer alan çoğul seslerin birlikte var olma fikrini destekler.

